Turkçe | English   

 
 
Köşe Yazıları
FITCH TÜRKİYE'YE KARNESİNİ VERDİ

KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞU  FITCH

TÜRKİYE'YE KARNESİNİ VERDİ

 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, mali dayanıklılık seviyesindeki iyileşmeler nedeniyle Türkiye'nin uzun dönem yabancı para cinsinden kredi notunu BB 'den BBB-'ye yükseltti; diğer bir deyişle, Türkiye'yi yatırım yapılabilir ülkeler arasına aldı, görünümü ise "durağan" olarak belirledi. Ülke tavanını ise BBB-'den BBB'ye yükseltti.  

 

Böylece Türkiye, 18 yıl sonra ilk kez bu seviyede puan artışıyla karnesinde bir  geçer not görmüş oldu.  

 

Fich'e göre, Ülke ekonomisinin yumuşak inişe doğru ilerlemesi, yakın dönem makro finansal risklerdeki azalış, kamu mali disiplini, ve tabi bankacılık sisteminin sağlamlığı gibi koşullar Türkiye'yi yabancı yatırımcılar için "yatırım yapılabilir" bir konuma getirmiştir.

 

Türkiye'nin ekonomik krizle baş etme kabiliyetinin son derece etkili olduğunun da bir göstergesi olarak, resesyon yaşanmadan ekonominin dengede tutulması ve işsizlik oranlarındaki düşüş Türkiye ekonomisinin iyi yolda olduğunun açık  işaretleridir. Türkiye'nin TL cinsinden kredi notunun S&P'nin ardından Fitch tarafından da yatırım seviyesinde derecelendirilmesinde ekonomik göstergelerin göz ardı edilemeyecek ölçüde olumlu olması yatıyor. Diğer uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının da benzer değerlendirmeler yapması sürpriz olmayacaktır. Dünya ekonomik krizin altında birer birer dökülürken Türkiye'nin tüm şok dalgalarına karşı koyabilme becerisi, aslında Tükiye'nin uzun vadeli yatırımlar için de güvenilebilir, cazip bir ülke olduğunu göstergesidir.

Bilindiği gibi, Kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye çıkmasıyla, Ülkelere gelen küresel sermaye arasında bir korelasyon vardır; dolayısıyla  global sermaye girdisinin  artmasına önemli katkı sağlayacak olan bu not yükseltimi Türkiye'nin uzun dönem ekonomik büyümesine artı yönde hizmet edecektir.

 

Ama bütün bunların bir kredi derecelendirme şirketinin açıklamaları yüzünden olabilmesi oldukça düşündürücü;

 

Uluslararası sermaye derecelendirme kuruluşu Fithc'in kararını açıklamasının ardından döviz piyasasında görülen düşüş, ve gösterge faizin 6.86'ya gerilemesi, borsa da yaşanan rekor seviye bize anlatıyor ki ülkelerin ekonomileri üzerinde bu özel sektör şirketlerinin etkisi çok güçlü, her ne kadar güvenilirlilikleri sorgulanabilirse de  birçok uluslararası yatırımcı yine de yatırımlarını yaparken bu notları ölçü alıyor, şimdilik.  Oysa dünya ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri, krizlere sebep oldukları ve/veya krizleri derinleştirdikleri yolundaki tartışmalar  zaten uzun yıllardır dünyanın  gündeminde, bu anlamda aslında itibarları  da pek parlak değil.  Başta Avrupa birliği ülkeleri olmak üzere, Çin ve birçok ülke bu kredi kuruluşlarının taraflı ve gerçeği ortaya koymayan puanlamalarına ciddi itirazlar yöneltmişler, hatta Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso bu şirketlerin taraflı karar verdiklerini açık açık söylemişti. Avrupa komisyonu yetkililerinden 'Avrupa Derecelendirme Ajansı'nın kurulması önerisi bile geldi.  Ancak sektöre yeni bir oyuncu sokmanın o kadar kolay olmadığı da bilinmektedir.

Malum, kredi derecelendirme sektörü bir iş kolu olarak 20.yy başlarında Amerika'da ortaya çıktı. 1909'da kurulan Moody's ilk kredi derecelendirme şirketidir.  S&P, 1916'da ve Fitch ise 1924 yılında kuruldu. Sektör aşağı yukarı 1970'li yıllara kadar üyelik sistemiyle çalışıyordu, ancak daha sonrasında başvuru yöntemiyle çalıştı, tahvil ve bono gibi kıymetli kağıtlar ihraç eden kuruluşların başvurusu üzerine derecelendirme yöntemine geçti. Kısacası,  tahvil ihraç eden kuruluşlar güvenilirlik, borç ve faizin ödenme gücü konusunda bu şirketlere kendilerini derecelendirmeleri için başvuruyorlar, tabi bunun için onlara bir ücret de ödüyorlardı. Böylesi bir  sistemin çıkar çatışmalarına yol açması kaçınılmazdı, nitekim öyle de oldu. Bu gün ülkelerin ekonomisi üzerinde böylesine büyük bir etkileme gücünün  de aynı oranda büyük bir çıkar çatışmasına yol açmasında şaşılacak birşey yoktur. Kuruluşların  bu not artırma ve düşürmelerinin keyfi ögeler taşıdığını, herkes aklının bir kenarında tutmalıdır.

Bu arada, 8 Kasım'da Türkiye'de yapacağı konferans öncesi Türkiye'nin notunda bir artışa gideceği zaten bilinen Fitch'in ardından;  bu kez de Moody's 21 Kasım'da Türkiye'de  bir konferans düzenleyeceğini duyurdu;

 demektir ki karneler gününde  yeni bir not artışı daha yolda...

 

Nilüfer BULUT




Faaliyetler
11.04.2018
TİKAD Başkanı Sayın Nilüfer Bulut, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Mevlüt Uysal´ı makamında ziyaret etti.


23.03.2018
TİKAD'ın destekleyen kuruluş olarak katkı sunduğu "Biz Geleceğiz" Projesi 23 Mart Cuma günü "Çocuk İhmal ve İstismarı" konulu sempozyum ile başladı.


15.03.2018
Sayın Emine ERDOĞAN Hanımefendi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir öğle yemeği verdiler. 15 Mart, Perşembe günü gerçekleşen yemeğe TİKAD Başkanı Sayın Nilüfer BULUT da katıldı.


09.03.2018
Tunus'un önde gelen iş kadınlarından oluşan Tunus iş heyeti ve TİKAD, gerçekleştirdikleri toplantıda karşılıklı iş birliği ve yatırım fırsatlarını görüştü.


09.03.2018
TİKAD üyeleri ve TİKAD Yatırım A.Ş yönetimi; 9 Mart'ta birlikte gerçekleştirdikleri toplantıda, kadınların güçlenmesi amacıyla hayata geçirecekleri projeleri değerlendirdiler.


Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © 2011 Türkiye İş Kadınları Derneği