Turkçe | English   

 
 
Köşe Yazıları
TİKAD 10. YIL TÖREN KONUŞMASI

Sayın Emine ERDOĞAN Hanımefendi,

Kıymetli Misafirler

 

Bizim için son derece önemli bu günde yanımızda olduğunuz, bizleri yalnız bırakmadığınız için tüm  TİKAD üyeleri adına sizlere teşekkür ederim.

Bundan on yıl önce, 13 iş kadınının öncülüğünde kuruldu TİKAD. Çünkü gördük ki; Türkiye'de ve dünyada iş hayatının erkek egemen yapısınının nedenlerinden biri erkeklerin örgütlü hareket etme ve birbirleriyle dayanışma kabiliyetleri.

Erkeklerin iş ortamlarında daha hızla yol almasının ve hedeflerine daha kolay ulaşmasının gerisinde,  aynı amaca yürümek isteyen işadamlarının kendilerine bir ortak güç oluşturma girişiminin büyük payı olduğunu gözlemledik; sektörel derneklerin sayıları ve etkinliği, bu tespitimizi doğruluyor zaten.  

Ve biz 13 gözü kara işkadını Türkiye'de iş kadınlarını bir araya getirerek, ortak bir baskı gücü oluşturma, birlikte hareket edebilmelerine imkan sunma ve tüm işkadınlarının aynı çatı altında buluşmalarına zemin oluşturmak adına 2004 yılında TİKAD'ı, Türkiye İşkadınları Derneğini kurduk.

Peki, 2004 yılından 2014 yılına bu 10 yılda neler yaptık. Bu gün geriye baktığımızda uzun ve başarılı bir yol katettiğimizi görmekten TİKAD ailesi olarak son derece gururluyuz.

Kadının iş hayatında öne çıkması, içinde yaşadığı dünyanın tüm alanlarına müdahil olması için pek çok faaliyete öncülük ettik; bir kısmına da ya doğrudan ya dolaylı destek verdik; sadece Türkiye'yle de sınırlamadık kendimizi  hiç bir zaman.

Daha Derneğimizin kuruluşundan bir kaç ay sonra,  TİKAD ev sahipliğinde İstanbul'da Dünya İş Kadınları Sempozyumu' nu yaptık; tüm dünyadan gelen işkadınlarıyla diyaloglar kurduk, sorunlarımızı konuştuk, çözüm aradık.

Bundan hemen bir yıl sonra,  İstanbul'da Dünya İş Kadınları Zirvesi'ni yaptık. Kuruluşumuzun ikinci yılında 11 farklı ülkeden temsilciyle birlikte Dünya İş Kadınları Ağını, NEWW 'i kurduk. Ertesi yıl,  Dünya Bilim ve Sanat Akademisi (WAAS)'yle ortaklaşa uluslararası bir Konferansa  "Geleceğe Bakış: Kazanılmış Dersler" Konferansına  İstanbul'da evsahipliği yaptık.

Nitekim, tüm bu çalışmalarımız takdir gördü, ve kuruluşumuzun henüz  3. yılında, Nisan 2007'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Üstün Hizmet Ödülü'ne layık görüldük; bize daha da şevk veren bu onurlu ödülden sonra çalışmalarımızı aynı hızla ve daha büyük bir sorumluluk duygusuyla sürdürdük.  

2009'da İstanbul'da yaptığımız "Dinler arası Hoşgörü Sempozyumu"ndan tutun da, geçen yıl Georgetown Üniversitesiyle Amerika'da ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz, "Barış ve Kalkınmada İş kadınlarının Rolü" konferansına kadar,  gerek yurt içinde gerekse yurt dışında TİKAD olarak, sayısız konferans, sempozyum ve Zirve gerçekleştirdik.

Ama yorulmuş değiliz, daha önümüzde yapacak çok iş olduğunun bilincindeyiz. 2015 yılı için projelerimiz şimdiden hazır bile.

Mesela, kadınların iş ve toplumal hayatta yeterince öne çıkamıyor olmasının nedenlerini sorgulayan ve tüm şehirlerde yapmayı planladığımız bir Paneller serisi Projemiz var: "Kadınlar Soruyor: Neden ?"

Yine 2015 yılında TİKAD olarak "Kadın Bankacılığını" kurmayı planlıyoruz.  Bununla ilgili çalışmalar çerçevesinde, bankalarla hazırlık görüşmelerimiz sürüyor.

İnanıyoruz ki; doğru yoldayız ve güzel işler yapıyoruz. Nitekim, tüm bu çalışmalarımız nedeniyle, 2010 yılında TASAM Stratejik Vizyon Ödülü şahsıma layık görüldü; gelecek yıl 2015 Şubatında Hindistan'a yine şahsıma layık görülen ödülü almak üzere Dünya Kadın Liderler Ödül Törenine gideceğim. Bu aslında benim değil, TİKAD'ın başarısının ödüllendirilmesidir, o yüzden TİKAD ailesi olarak, bu gurur hepimizin.

Aslında, ne 10 koca yıl boyunca yaptıklarımızı ve daha bir on yıl boyunca yapacaklarımızı burada tek tek anlatmak, 10 yılı birkaç dakikaya sığdırmak elbette mümkün değil;

Ama izninizle, bugünle de bağlantılı olduğu için iki faaliyetimizin sözünü geçirmek istiyorum. Tüm dünyada büyük yankı bulan "Hepimiz Anneyiz" konferansını 20 Ekim 2009 yılında TİKAD olarak biz gerçekleştirdik, bu konferansta konuşmacımız Amerika Birleşik Devletleri Dış işleri bakanı Sayın Colin Powell'dı.

Kendisi bizlerle deneyimlerini, düşüncelerini paylaştı ve terörizmle mücedelenin  tüm dünyada masumları korumak anlamına geldiğini aktardı bize. Türkiye terörden çeken ülkelerin başında geliyor, ve en yakından biliyoruz ki Terörden en büyük zararı kadınlar görüyor; öldürülen ya eşimiz, ya babamız, ya kardeşimiz, ya çocuğumuzdur.

İşte bu nedenle, TİKAD terör meselesinde son derece hassas davranmaktadır. Yine bu nedenle, iki yıl önce Mart 2012'de Viyana'da toplanan (AGİT) Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın Terör konulu Paneline Türkiye'den TİKAD davet edilmiş ve görüşleri, değerlendirmeleri istenmiştir.

Hükümetimizin Türkiye'de terörü bitirme kararlılığının her bakımdan arkasında olduğumuzu, barış sürecini akamete uğratacak her türlü adımdan kaçınılması,tarafların bu dertten en fazla kadınların, annelerin etkilendiğini hatırlarında tutmaları gerektiğini düşünüyoruz.

Barış sürecinin mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, her türlü riski göze alarak bu konuda kararlılık gösterdiği için, şahsım da bir anne olarak teşekkür ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımızın olağanüstü vizyonu, kararlılığı çok az liderin sahip olduğu özelliklerdir; Türkiye'yi bir-iki yıl sonrasını göremeyen bir ülke noktasından alıp, bugün 2023 vizyonu için çalışacak, önünde hedefleri, hem de büyük hedefleri olan bir ülkeye dönüştürdü.

İşte budur "Yeni Türkiye";  çalışan üreten kısır tartışmalarla enerjisini yitirmek yerine daha fazla büyümek için işçisi işverini birlikte elele çalışan bir Türkiye.

Eksikler yok mu, var elbette. Mesela, iş güvenliği yasalarının uygulanması yönünde biz işverenlere, ve denetimlerin özenli yapılması için de devlete iş düşüyor. Hükümet istediği kadar yasa, yönetmelik çıkarsın; işverenler işçisinin insani yaşam koşullarını yok sayıyorsa, vahşi kapitilizmin pençesinde, daha fazla kazanma hırsıyla, bir kişiden 10 kişinin işini yapmasını bekliyor, çalışanını insan değil bir tür makina olarak görüyorsa hiçbir önlem işe yaramayacaktır, önce zihniyetin değişmesi gerekir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, işverenler işçilerin haklarını hazmetmeli, devletin çalışanlara sunduğu hakları kaçak göçek yollarla gasp etmekten vaz geçmelidirler. Özellikle, inşaat, maden gibi emek-yoğun sektörlerde işçi haklarının, işveren lehine  görmezden gelindiğini biliyoruz. Hükümetten daha fazla denetim ve daha ağır cezaların uygulanması yönünde çalışmalar bekliyoruz.

Dünya her alanda hızla ilerliyor; 2023 ortak vizyonumuz için Türkiye olarak her platformda daha fazla çalışmalıyız.

En fazla da, toplumun diğer yarısını oluşturan kadınların hayatın dışına itilmesinin önlenmesi konularında çalışmalıyız diye düşünüyorum.

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2014 Küresel Cinsiyet Uçurumu raporunda durumumuz pek de parlak gözükmüyor yine. Türkiye 142 ülkenin değerlendirildiği bu raporda 125'inci sırada yer aldı. Üst sırada yer almak için  eksikliklerimizi gidermek, daha planlı çalışmak zorundayız.

Mesala, 2023 yılında girişimci kadın oranındaki artış hedefimiz ne olacak, bunu saptamalıyız. Amerika ve batı ülkelerinde kadın girişimciliği fazlasıyla teşvik ediliyor ve bunun ödülünü de göz dolduran şekilde kadın girişimcileri oranındaki artışla alıyorlar.

Batı'da ekonomik ve politik alanlarda karar-alıcı konumdaki kadınların, müteşebbis kadınların ve erkeklerin oranının  2050 yılında eşitleneceği söyleniyor. Kadınların dünyayı böylesine etkileyen alanlarda %50 oranında söz sahibi olması, karar alıcı mercilerde bulunması  acaba dünyayı daha mı yaşanabilir kılacaktır. Ben öyle olacağını düşünüyorum, doğrusu.

Kadınların hassasiyeti, yaşadığı çevreyi de kapsayacağından ne sera gazı salınımı problemleriyle ne de iş sağlığı ve güvenliği problemleriyle bu boyutlarda boğuşmak zorunda kalmayacağımızı düşünüyorum; kadınlar bu yok-eden kazanç hırsına  mutlaka dur diyeceklerdir.

Çünkü anne olmak, başkası için de yaşamayı bilmek demektir, kadınlar kendileri göremese de çocuklarına mutlu yaşayabilecekleri bir dünya bırakma güdüsüyle hareket ederler; işte bu yüzden kadınlara güvenim tam.

Kadınların karar mercilerinde daha etkin olduğu bir dünyada böylesine kanlı savaşlar olmayacaktır. Dünya, tarih boyunca kanlı savaşlara, uluslar arası anlaşmazlıklara sahne olmuştur. Ve bütün bu süreçte de dünya erkekler tarafından yönetiliyordu. şimdi de tarih sanki  tekerrür ediyor.

Özellikle, son bir kaç yıldır, dünya benzer bir süreçten geçiyor.

Ne yazık ki, orta doğuda yaşanan acıların, bizleri Türkiye'yi etkilememesi beklenemez, sınırımızda bir savaş yaşanırken biz kadınlar sesiz kalamayız elbette. Daha bir iki hafta önce Urfa Suruç'taydım. Savaştan kaçan kadınlara, çocuklara kucak açan Türkiye'nin bir kadını, ve onlar için birşeyler yapabilecek bir Derneğin, TİKAD'ın başkanı olarak gittim Suruç'a. Savaşın acı yüzünü bizzat yakından gördüm.

Sayın Cumhurbaşkanımız  daha en başından savaşın kapıda olduğunu görmüş ve, hatırlarsanız, defeatle Suriye'nin demokratikleşme adımlarını hızlandırması gerektiğini vurgulamıştır, komşumuzda olan hadiselerin bizi etkilememesi düşünülebilir mi?

Bu gün iki milyona yaklaşan Suriyeli mültecilere Türkiye kucak açmıştır, bu evinden yurdundan edilen savaşzedelere insani yardım için  en ufak bir maddi destekte bulunmayan Batı dünyası, Türkiye'yi IŞID'a destek vermekle itham ediyor bugün;

sadece kendi değerlerine saygı bekleyen Batı dünyası her yaptığı onaylansın istiyor, eleştiri kabul etmiyor; şimdi biz İsrail'in Mescid-i Aksa'ya saldırısını nasıl onaylayabiliriz. Akla, izana, insanlığa sığmayan saldırıları kabul etmek mümkün olamaz.

Doğruları söylediğinizde, size tavır alabilirler, ama vicdanınız rahat olur. Nitekim; düne kadar hükümete batı yanlısı diye yüklenenler, şimdi de batı düşmanı diye yükleniyorlar; niyet iyi olmayınca tutarsızlıklardan kaçınmak da mümkün olamıyor.

TİKAD başkanı  ve bir  STK önderi olarak, tüm bunlara değinmemin sebebi, TİKAD olarak, bizlerin  hayatın tüm alanlarında kadınların söz sahibi olması gerektiğine olan inancımızdır.

Gerek ekonomik, gerek politik alanlarda kadın ve erkekler olarak birlikte yürüdüğümüz zaman; kadını sadece alınan kararları uygulayan değil, o kararları alan konumlara taşıdığınız zaman dünyayı değiştirebileceğimize yürekten inanıyorum. Bizim kadınlar olarak içinde yaşadığımız dünyaya dair söyleyecek sözümüz, yapacak çok işimiz var.

Kuruluşundan bu yana, tüm çalışmalarımızda bize en büyük desteği veren, konferanslarımızda, Sempozyumlarımızda her zaman yanımızda olan, katılımıyla onurlandıran, şahsen kişiliğine ve zekasının inceliğine hayranlık duyduğum, First Lady'miz Sayın Emine ERDOĞAN Hanımefendiye şükranlarımızı tüm TİKAD üyeleri adına huzurunuzda  sunmak istiyorum;

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN beyefendinin bize güç veren, himaye eden,  destek veren elini her zaman TİKAD olarak üzerimizde hissettik. 2004'ten 2014'e on yıl boyunca bizi hiç yalnız bırakmadı Sayın Cumhurbaşkanımız; zat-ı alilerinin desteğinin bizim için anlamı ve kıymeti hep çok büyük olmuştur. Kendilerinden, bundan sonraki 10 yıl için de destek sözü istiyorum.

Kadınların gerek politik, gerek ekonomik, gerekse toplumsal alanlarda karar mercilerinde yer almaları için, bu erkek egemen yapının kırılması için olağanüstü vizyonu ve eşsiz Liderlik özelliğiyle, Sayın Cumhurbaşkanının desteğine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Çünkü; her zeminde "insanın" merkeze oturduğu bir yönetim anlayışının küresel düzeyde hakim kılınması için, o "insanı" dünyaya getirip, büyütmenin nasıl bir emek istediğini bilenlere ihtiyaç var.

Hepinize TİKAD'ın 10. yılında bizlerle birlikte  olduğunuz ve bu gururu bizimle paylaştığınız için tekrar teşekkür ediyor ve Hoş geldiniz diyorum.




Faaliyetler
11.10.2018
Türkiye- Afrika II. Ekonomi ve İş Forumu, 10-11 Ekim tarihlerinde İstanbul´da, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan´ın katılımıyla gerçekleşti. TİKAD Başkanı sn. Nilüfer Bulut da Forum´daydı.


09.10.2018
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın Macaristan´a resmi ziyareti kapsamında Budapeşte´de gerçekleştirilen, Türkiye-Macaristan İş Forumuna TİKAD yönetimi de katıldı.


26.09.2018
Sayın Emine Erdoğan´ın ev sahipliğini yaptığı "Afrika´daki Kadınlar ve Kız Çocuklarının Güçlendirilmesi: Dayanaklı,Sürdürülebilir ve Adil Toplumların İnşasına Yönelik Yaklaşımlar" temalı toplantıya TİKAD Başkanı Nilüfer BULUT da katıldı.


20.09.2018
Yeni Ekonomik Program (YEP)ın Bakanımız Berat Albayrak tarafından açıklandığı toplantıya TİKAD yönetimi de katıldı.


12.06.2018
Sayın Emine ERDOĞAN´ın Huber Köşkünde gerçekleştirdiği iftar davetine TİKAD Başkanı sayın Nilüfer BULUT da katıldı.


Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © 2011 Türkiye İş Kadınları Derneği